Yazı Detayı
25 Kasım 2018 - Pazar 01:43 Bu yazı 247 kez okundu
 
GİR KOYUNA, GİR HORONA
MUSTAFA SERVET DALTABAN
 
 

    Endüstri 6.0 ve yapay zeka teknolojine doğru sürüklenen dünyanın ekonomik pazarında yer bulmak ve ayakta kalabilmek için yeni modeller geliştirmeliyiz. Daha önce de belirttiğimiz gibi bölgemizin gelişmesinde kilit hamle, iş birliği güç birliği yani Kooperatifleşmedir.

   Bölgemizin kalkınmasının Tarımsal kalkınmaya endeksli olduğu aşikar. Bölgenin sorunlarını görmek ve çözüm bulabilmek için çok zeki olmaya yada makam mevki sahibi olmaya gerek yok. Bölgemizin kaderi: Tarım ve Hayvancılık. Bunu herkes biliyor. İşte bu yüzden bu alanda ciddi çalışmalar yapılmalı, yenilikçi projeler hayata geçirilmeli.

   Kelkit Vadisinin coğrafi yapısı, bölgemizin iklim koşulları göz önüne alındığında; bölgemize en uygun hayvancılık şeklinin de küçükbaş hayvancılık olduğu, hem bilimsel hem de teknik açıdan ortaya çıkmaktadır. Hayvancılık alanında en büyük maliyet ve girdi oluşturan yem ihtiyacının, küçükbaş hayvancılıkta yılın büyük bölümünde mera ve otlaklardan karşılanması, rekabet edilebilirlik anlamında bize büyük avantajlar sağlamaktadır. Koyunun bereketli ve hastalıklar açısından daha dirençli olması diğer bir avantaj. Büyükler boşuna söylememiş: ‘’Buğday ve koyun, gerisi oyun’’

   Ancak Ülkemizde olduğu gibi Bölgemizde de Küçükbaş Hayvancılık yıllara göre ciddi azalma eğilimi göstermektedir. Şu an kayıtlarda Gümüşhane ilinde toplam 35 bin civarında küçükbaş hayvan olduğu görülüyor. Kayıtlar öyle görünse de esasen bu sayı 15 civarında. Bunların çoğu da Erzincan’dan gelen Şavaklılara ait küçükbaş hayvanlar. Kısacası bölgemiz küçükbaş hayvancılıkta can çekişir durumda.

   Tarım ve Hayvancılık, Ülkemizin lokomotif sektörlerinden biri olması gerekirken , bu alanda Dünyanın çok gerisinde kaldık. Bir Ülkenin gelişmişliği incelenirken, yeni doğan bebek ölüm oranı önemli bir referans olarak alınır. Düşünün ki Türkiye de Hayvancılıkta yenidoğan buzağı ölüm oranı 20ler civarında. Bunlar resmi kayıt. Bu oran gayri resmi sonuçlar ile birlikte 25 bandını aştığı düşünülüyor. Bu da yılda yaklaşık 1 milyon buzağına tekabül ediyor. Bu durum hayvancılıkta rotayı ithalata çevirmemizde ki en önemli faktör diyebiliriz.

   Daha yenilikçi ve rekabetçi tarım ve hayvancılık metotları yanında,Tarımsal kalkınma için Kooperatifleşmeyi bir devlet politikası haline getirmek zorundayız. Büyümek için birbirimize muhtacız. Yaylalarımız, meralarımız boş. Bizler pirince doğru giderken eldeki bulgurdan olma yolunda ilerliyoruz. Allah dağları, meraları rızıklarla donatmış ancak bizler başka maceralar peşinde koşuyoruz. Dağlarda, meralarda otlar kururken bizim geleceğimiz de kuruyor farkında değiliz.

  Bölgemizde Küçükbaş hayvancılık yapmamız lazım. Küçükbaş hayvancılık yaparken bunu gelişigüzel değil de daha yenilikçi ve kurumsal bir yapı içerisinde yapmak zorundayız. Eğer üretmekse bundan güzel üretim, bundan güzel imalathane yoktur memleket için. Amerikayı yeniden keşfetmeye gerek yok. Herkesin burun kıvırdığı, Küçük gibi görünen küçükbaş; Bölgemizin kalkınması için büyük bir potansiyel taşımaktadır.

Kelkit’te çok uzun yıllardır hayvancılık sektöründe çalışmış. Bu sektörde duayen bir Amcamıza sormuşlar: ‘’ Emmi Koyun işine gireceğiz ne dersin’’ diye. Biraz düşünmüş ve şöyle cevap vermiş

‘’Gir koyuna, gir horona’’

   Bundan sonraki süreçte bu vizyonu bölgede hakim kılmak için çaba göstermeye çalışmalıyız. Şu da bilinmelidir ki Koyunculuk fakir mesleği değildir. Maddi durumu iyi olan yatırımcıların bölgede yapacağı en doğru yatırım sektörü; Küçükbaş Hayvancılıktır.

  

 
Etiketler: GİR, KOYUNA,, GİR, HORONA,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
Haber Yazılımı